Reklam
DOLAR: 3.50 TL
EURO: 4.13 TL

Divriği Türbeleri ve Kümbetleri

7 ay önce
421 kez görüntülendi

Divriği Türbeleri ve Kümbetleri
Reklam

1. SİTTE MELİK (ŞAHİNŞAH) KÜMBETİ

Süleyman oğlu, Seyfeddin (Ebu’l Muzaffer) Şahinşah tarafından 592 H.(1196) de yaptırılmıştır. Mimarı Behram oğul Tut Beğ’ dir. Kümbetin külah altında sekizgen olan yüzde dolanan yazı, noksan olmasına rağmen Necdet SAKAOĞLU’ nun Mengücekoğulları adlı eserinde şöyle çözümlenmiştir.

“(Kendi nefisleri için bu kutsal türbenin yapımını) (Ulus’un) ve Müslümanların (Sultan’ı) halkın tacı, din başkanlarının dayanağı, Zamanın direği, devletin yücesi, ulusun yıldızı, ümmetin değerlisi, yücelik güneşi, gazilerin ve Allah birleyicilerin yoldaşı, sınırdaki savaşcıların sığınağı, dinsizlerin ve dine sövenlerin öldürücüsü, zındıkları, din değiştirenleri ezen, halifeliğin direği, meliklerin ve sultanların yücesi, güçsüzlerin ve hastaların koruyucusu, yetimlerin ve zulüm görenlerin babası, zalimlerden hesap soran, Anadolu, Suriye ve Ermenistan’ ı dize getiren Alp Kutluğ, Uluğ Hümayun Cebğa Tuğrul-Tekin, Mengücek soyunun övüncü, zaferleri çok Şahinşah bin Süleyman bin İshak bim merhum, Said, Şehid, Gazi Emir Mengücek (-ki O) Halifenin Dayanağıdır.” Buyurdu. Allah devletini sonsuz gücünü artık kılsın. Tahtında uğurla oturmasını nasip etsin ve emrihak erişince de ruhunu esirgesin. (590 yılının)

sitte-melik-turbesi.jpg

Şekil-1: Sitte Melik Türbesi

Kümbetin kapı kavsarası üstünde: ”Bu şerefli türbe, şanı yüce komutan, Ulus Başkanı,Seyfeddin Şahinşah bin Süleyman’ ındır. Ölüm herkesin geçmek zorunda olduğu kapıdır.”

Esmer renkli kalker kesme taş malzemenin, ince işçilikle kullanıldığı yapı, sekizgen gövdeli ve sekizgen piramidal külah örtülüdür. Ana girişin bulunduğu önyüz, ayrıntılı süslemesiyle dikkati çekmektedir. Yan yüzündeki nişleri ve iri oylumlu mukarnas yuvarlaklarıyla,”arkaik” bir karakter gösteren türbenin yazıtlarında da yine aynı karakterde, nesih kitabeler görülmektedir. Üstelik bu yazıtlardan, türbenin Sitte Melik adıyla anılmasına karşın, Seyfeddin Şahinşah bin Süleyman için yapıldığı da anlaşılmaktadır.

592 H. (1196) yılını da, yapım yılı olarak bildiren bu kitabelerde arasında :0.30×0.50 m. boyutlarında ve türbe girişinin sağ yanındaki yüzün üzerinde bulunan yazı sanatçısının adını vermesi bakımından, ayrıca önem taşıyor.

sitte-melik.jpg

2. EMİR KEMARETTİN TÜRBESİ

Ulu Cami’ ye yakın Garipler Mezarlığı ortasındadır. Kapı nişi üzerinde iki satırlık kitabede: “592 yılı Şaban ayının 20. Günü” (19 Temmuz 1196).” Yazılıdır. Bu tarih kümbetin yapım tarihi olmalıdır.

Diğer kitabe: “Hacc-ül Harameyn Ruzbe oğlu, yüksek soylu büyük Emir Hacib Kamare’d-din” yazılıdır.

Kümbet, sekizgen planlı sivri külahlı esmer kalkerli taştan inşa edilmiştir. Süsleme elemanlarına yer verilmemiş, sade bir görünümdedir. Sadece kapı nişi kemerinde süsleme vardır. Kümbete giriş kapı düz atkılıdır. Kesme taş örgülü külahın altında küresel çukurlar görülür. Bu çukurlarda parlak turkuvaz mavisi çinilerin halen izleri vardır.

Kümbet iç yüzeyi sekizgen, üzeri kubbelidir. İçeride kitabesiz üç mezar bulunmaktadır. Kümbetin sadeliği tevazu olarak yorumlanabilir. Yapı sağlamdır. Anadolu Türklerinin geleneksel çadır biçiminin en eski örneklerinden biri olması bakımından önemlidir.

 emir-kemarettin.jpg

3. AHİ YUSUF TÜRBESİ

1986 yılında Divriği ilçesinde yaptığımız inceleme çalışmalarımız sırasında Ahi Yusuf Türbesi’ nin harap durumu görülmüş, Kaymakamlığa Türbenin korunması hususunda uyarı yazısı yazılmıştır. O günden bugüne türbede tahrip olmadığı, konuyu incelemeye gittiğimizde gözlenmiştir.

Ahi Yusuf Türbesi: Mengücekoğulları dönemine ait bir türbedir. Ancak türbeden günümüze kuzey ve batı duvarları kalmıştır. Mevcut duvarların yüksekliği yerden 130-150 m civarındadır. Kesme taşlardan inşa edildiği mevcut duvarlardan anlaşılmaktadır. Atı duvarı üzerinde yer alan bitkisel motifler üzerine girift şekilde yazılı bir de kitabe plakası görülmektedir.

Kitabede: Selçuk sülüsü ile Kur’an-ı Kerim’den Kısas Suresi 88. Ayeti’ nin sonu yazılmıştır.

“Küllü Şey’in halikün illa vechehu lehül hükmü ve ileyhi terceun” “Ondan başka her şey yok olcaktır. Hüküm O’nundur, hepiniz O’na döneceksiniz.” Anlamına gelen ayet yazılıdır.üst örtüsü ve iki yan duvarı tamamen yıkılmıştır. Mezar sandukası izine rastlanmamıştır. Bugünkü haliyle Mengücekoğulları Dönemi yapısı olduğu intibaını vermektedir.

Türbe hakkında Milliyet Yayınları’ndan “Mengücekoğulları” adlı Necdet SAKAOĞLU’nun eserinin 145-146 sayfalarında da bahsedilmektedir.

Anadolu’da yaşayan Mengücekoğulları’nın kültür ve sanatının günümüze gelmek için direnen bu yapısının onarılarak kurtarılması gereklidir 2863 sayılı yasa kapsamına giren Türbe’nin tescil edilerek, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce acilen onarılması zorunludur.

4. NAİB TÜRBESİ (İRANLI AHMED GAZEZLER-NAİB)

Kitabesi okunmayacak durumdadır.Ancak “1291 Naib Eşref” tarih ve ismi okunabilmektedir. Çarşı içinde dükkanlarla çevrili iken 1988 de Divriği Belediyesi tarafından ortaya çıkarılmıştır. Oturtmalık üstünde yükselen kesme taş örgülü içeride de sekizgen planlıdır. Sekizgenin bir kenarı 2.10 m dir. Taban döşemesi topraktır. Ortada sandukası bulunmaktadır.  Sekizgen gövde üzerini yine sekiz dilimli bir kubbe örtmektedir. Gövdeye batı yönünde bir pencere açılmıştır. Kümbete kuzey yönündeki bir kapı ile girilmektedir. Sekizgen gövde geleneğinin bu kümbette sürdüğü görülmektedir.mihrabı olmayan yapı tek katlıdır. Batı yönündeki pencere üzerinde girift kitabesi mevcuttur.

naip-turbesi.jpg

5. SİNANİYE HATUN TÜRBESİ

Kalealtı Mahallesinde bulunan türbenin sadece kuzeydoğudaki tromp kemeri ve kuzeydeki mazgal penceresi  kalmış; diğer bölümleri tamamen yıkılmıştır.

Kesme taştan inşa edilen türbenin mevcut kalıntılarından yaklaşık 5.00×5.00 m ölçülerinde, kare planlı, tek kubbeli bir yapı olduğu tahmin edilmektedir. Bugüne kalan yapı elemanlarından türbeyi Mengücekoğulları’na tarihlemek mümkündür. Türbenin kuzeybatısında 1866 tarihli, sivri kemerli bir çeşme bulunmaktadır.

6- HÜSEYİN GAZİ TÜRBESİ

Hüseyin Gazi’nin mezarı, Divriği ilçesine hakim Iğımbat dağının zirvesinde olduğuna inanılır.. Divriği ilçesi bu dağın eteklerinde yer alır.

26243769.jpg

Hüseyin Gazi’nin mezar taşı kitabesine Latin alfabesiyle “Aslen Medineli olan Battal Gazi’nin babası Hüseyin Gazi burada yatar. Doğum yeri Malatya olup, harp ederken Divriği’de şehit olmuştur.” sözleri yazılmıştır.

turbe.jpg

7- ARAPLIK (HACİP AHMET) TÜRBESİ

Sivas ili Divriği ilçesi Kocapaşa Mahallesi’nde bulunan bu türbenin kitabesi bulunmadığından günümüze de harap bir durumda geldiğinden yapım tarihi konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber giriş kapısının kenarlarındaki Selçuklu dönemi bezemelerine benzeyen geometrik süslemeler dikkate alınacak olunursa, XII.-XIII.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Türbenin kuzeybatısında bir giriş kapısı, doğu tarafında da buna eklenmiş bir yapı bulunmaktadır.

8- MISIRLILAR (HACI MEHMET EFENDİ) TÜRBESİ

Sivas ili Divriği ilçe merkezindeki Hükümet Konağı’nın yanındaki mezarlıkta bulunan bu türbenin kitabesi bulunmamaktadır. Yapı üslubundan da kesin bir sonuç alınamamaktadır. Bununla beraber yöre halkının söylediğine göre bu türbe Mısırlılar tarafından yaptırılmıştır. Türbe kesme taştan kuzey-güney doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlıdır. Üzeri beşik tonozla örtülmüştür. Duvarlarındaki renkli taşlarla dikkati çekmektedir.

9- SARACIN TÜRBESİ

Sivas ili Divriği ilçesinde bulunan bu türbenin kitabesi günümüze gelememiştir. Türbe içerisindeki mezar taşında iki ayrı tarih bulunmaktadır. Buna dayanılarak türbenin XVIII.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Türbe kare planlı, kesme taştan dört ayağın taşıdığı sivri kubbeli bir mezar anıtı olup, baldekân tarzında etrafı açıktır.

10- KADI İSKENDER TÜRBESİ

Halk arasında Hasan Gazi türbesi olarak bilinir. Türbe kalıntıları İmamoğlu Mahallesinde ve nebipaşa konağının bitişiğindedir. Mescit ve türbe yanyanadır. Türbede beşik örtülü bir mezar ve dargun ağacı bulunmaktadır. Türbe 714(1314) yılında inşa edilmiştir. Burada yatan zatın İskenderun’dan geldiği Divriği’de kadılık yaptığı söylenir.

11- HOCA MERCAN TÜRBESİ

Türbe Mercantepe yokuşundadır. Çolakoğlu Süleyman evi ile Nuri Ünsal evinin arka kısmındaki arsa üzerindedir. Türbeye ait temel kalıntıları mevcuttur.

12- KAYITBAY TÜRBESİ

Türbe İmamoğlu Mahallesinde ve İmamoğlu (Kantepe) camii içerisindedir. Kabirler daha önce cami dışında iken 1320 (1904) yılında yapılan genişletme sırasında camii içerisine alınmıştır. Kabirlerden birisiMemlüklü Sultanı Kayıtbay’ın Divriği’de ölen oğluna aittir. diğeri ise Nasır Seyyit Mehmet’e ait olan türbe 894(1488) yılında yaptırılmıştır.

13- KEMENKEŞ NURETTİN SALİH TÜRBESİ

Türbe, Ulucami’nin güneyinde ,imamoğlu’na giden sokak üzerinde ve Kemenkeş mescidi’nin bitişiğindedir. Sekizgen planlı ve piramit çatılıdır. Mevlud oğlu Hacip Siraceddin tarafından oğlu Nurettin Salih için 638 (1240/1241) tarihinde yaptırılmıştır. Selçuklu dönemi kümbetlerindendir.

14- ÖMER BEY TÜRBESİ

Ömer Bey türbesine ait kalıntılar Koca Paşa Mahallesinde ve Koraltanlar’a ait evin arkasındadır. Arsada Memlüklüler döneminden kalmış altı, yedi mezar bulunmaktadır.

15- ŞEMS-İ BEZİRGAN TÜRBESİ

Şemsi Bezirgan Camisi ve Türbesi, Sitte Melik Türbesi yakınlarındadır. 18. yüzyıl başlarında Şemsi Bezirgan tarafından yaptırılmıştır.

16- AHİ BABA TÜRBESi

Ahi Baba’nın Türbesi, Divriği ilçesine 8 km uzaklıktaki Ahi Köyü’nde bulunmaktadır. Türbe köyün hemen yanındaki tepenin üzerindedir. Toprak damlı bir köy odası şeklindedir. Türbenin yapımında kerpiç kullanılmıştır. Dikdörtgen planlı türbede: biri Ahi Baba’ya diğeri hanımına ait olmak üzere iki adet kabir bulunmaktadır. Mezar taşı kitabeleri okunmaz halde olduğu için başka bilgiye ulaşılamamıştır.

Türbe içerisinde Hz. Fatıma’ya ait olduğuna inanılan bir tek pabuç altı bulunmaktadır. Hüseyin Hür, bu pabucun Ahi Baba’nın hanımına ait olduğunu söylemiştir. Hastalar kabirlere ziyaret ettikten sonra, bu pabucu ağrıyan yerlerine sürerler.

Türbenin giriş kapısında oldukça büyük, bir çift dağ keçisi boynuzu bulunmaktadır. Türbenin dış batı duvarının alt köşesinde “cöherlik” bulunmaktadır. Hastalar, bu deliğe ellerini sokarak, şifa maksadıyla bir miktar toprak alıp yerler. Bunun her derde deva olduğuna inanırlar.

17- GARİP MUSA TÜRBESİ

Seyyid Garip Musa, Selçuklular döneminde yaşamış ve Hünkar’dan nasip almış bir Alp-Eren’dir.

Garip Musa Türbesi Güneş Köyü’nün üst tarafındaki Garip Musa mezrasındadır. Dumbuca Yaylası’nın kuzey eteklerinde kalan türbe, Höbek köyüne 12 km. Güneş Köyü’ne 5 km. uzaklıktadır. Türbeye ancak toprak zeminli, ulaşım araçları için elverişsiz bir yayla yolundan gidilmektedir.

18- KARADONLU CAN BABA TÜRBESİ

Karadonlu Can Baba, Şaman Moğollar arasında İslamiyeti yaymaya çalışan bir derviştir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin Divriği Yöresine gönderdiği bir halife, bir islam evliyasıdır. Vilayet-name’yi kaynak olarak alırsak Karadonlu Can Baba 13. yüzyılda yaşamış bir Anadolu Ereni’dir.

Karadonlu Can Baba yatırı, Karageban nahiyesininin Ömerli mezrasındadır. Adak yeri, ilçeye 42 km. uzaklıktadır. Yöredeki en eski ve en önemli adak yerlerinden biridir.

Karadonlu Can Baba’ ya ait menkıbeler Hacı Bektaşı Veli Vilayetnamesi içinde yer almıştır.

19- ŞEMMAS PİR TÜRBESİ

Şemmas Pir, hem Hüseyin Gazi’ye hem de Seyyit Battal Gazi’ye yardım eden ulu bir zattır.

Şemmas Pir’in Divriği Duruköy’deki türbe dışında; Çorum’un Alaca İlçesi Balıklı Havuz mevkiinde, Sivas’ın Kangal ilçesi Bulak Köyü’nde, Aksaray iline bağlı Mamsun Köyü’nde, Kayseri’nin Bünyan ilçesinde türbe ve mezarları bulunmaktadır.

Battal Gazi Destanı’nı esas alırsak Divriği’yi Arapkir üzerinden Malatya’ya bağlayan yol üzerindeki Şemmas Pir yatırı bizce asıl yatırdır. Diğer yatır yerleri Şemmas Pir’e ait diğer kutsal mekanlardır.

Şemmas Pir, Battal Gazi’ye bilgiler veren, zaman zaman onu uyaran bir azizdir. Battal Gazi, Rum diyarı ve kişilerine ait her türlü istihbaratı Şemmas Pir’den alır, Şemmas Pir’in düşüncelerine çok önem verirdi.

20- AĞCA BABA TÜRBESİ

Ağca Baba, selçuklular Döndeminde yaşamış misyoner bir derviştir. Ağca Baba’nın tğrbesi Karakale Köyündedir. Karakale’yi Ovacık’a bağlayan yolun kenraındadır. Türbenin bulunduğu yamaçta yakın yılalra kadar varlığını koruyabilen yüzlerce yıllık çam ağaçları vardır.

Ağca Baba’nın Selçuklu kümbetlerine benzeyen türbesinde taş malzeme kullanılmıştır. İnanışa göre Ağca Baba, Battal Gazi’nin sancaktarıdır. Rumlarla yapılan bir savaşta şehit düşüp bugünkü yerine gömülmüştür.

21- KOCA HAYDAR TÜRBESİ

Seyyid Koca Haydar Beylikler döneminde yaşamış çok ulu bir derviştir. Sivas’ı Divriği üzerinden Malatya’ya bağlayan Sarıçiçek Yaylası’nda bir tekke açmış yöre halkını aydınlatmıştır.

Duruköy’den Koca Haydar yatırına giderken dağ yolunun çeşitli yerlerinde kaldırım taşlarından yapılmış yol izlerine rastlarsınız. Halk buraya “Sultan Murat Caddesi” adını vermiştir. Yine türbeye yakın olan düzlüğe de “Ordu Düzü” demektedirler. İnanışa göre IV. Murat, Sivas üzerinden (23 Mayıs 1635), Erzurum yoluyla (3 Temmuz 1635) Revan Seferi’ne (26 Temmuz 1635) giderken bu yoldan geçmiştir. O nedenle halk buraya “Sultan Murat Caddesi” ismini vermiştir.

1968 yılına kadar ahşap olan türbe, 1968 yılında yıkılarak kesme taşlardan yeniden yapılmıştır. Selçuklu kümbetlerine benzetilmeye çalışılan türbenin konik kubbesi sacla kapatılmıştır. Türbe içerisinde mezar taşı kitabesi bulunmayanbir sanduka bulunmaktadır. Türbenin duvarında ise, Koca Haydar’ın torunu Seyyit Dehman’a ait bir mezar taşı kitabesi vardır.

Kutsallığına inanılan mezar taşı kitabesine o kadar el sürülmüş,o kadar öpülüp koklanmıştır ki yazılar okunmaz hale gelmiştir. Kitabede “Şeyh Dehman İbni Seyyit Şeyh İsmail ibni Seyyit Şeyh Koca Haydar ruhuna fatiha” sözleri yer almaktadır.

22- HASAN PAŞA TÜRBESİ

Hasan Paşa, beylikler döneminde yaşamış bir alperendir. Hasan Paşa Yatırı, Divriği’ye 22 km. uzaklıktaki Üçpınar Köyü’ndedir.Yöredeki en bakmlı türbelerden biridir. Türbede sadece Hasan Paşa ait bir sanduka bulunmaktadır. Meazr taşı okunmayacak kadar yıpranmıştır. Sandukanın ayak ucunda cöher deliği vardır. Hastalar, cöheri burdan alır yerler.

23- SEYYİT BABA TÜRBESİ

Seyyid baba, Selçuklular döneminde yaşamış ve bu yörede şehit düşmüş bir alperendir. Seyyit Baba Yatırı, Divriği’ye 24 km uzaklıktaki Akmeşe (Ziniski) Köyü’ndedir. Divriği yöresindeki en önemli ziyaret yerlerinden biridir.

Türbe içerisinde beş kabir bulunmaktadır. Necdet SAKAOĞLU, Seyyit Baba Türbesi hakkında şu bilgileri vermektedir:

“Ziniski’deki Seyyit Baba Tekkesi, çevrenin en ünlü tekkesi olarak yüzyıllardır üne sahiptir. Bulunduğu Ziniski Köyü’ne ayrı bir şahsiyet kazandırmıştır. Geniş bir mezarlık alanı içinde yer alan tekke ve türbenin etrafında kocamış dut ağaçları dikkati çeker. Fakat artık tekke ve bitişik türbe eski görünütüsünü kaybetmiştir. Yakın yıllarda harabiyeti nedeniyle köylüler ve bu tekkeye özel bağlılık gösterenler işbirliği yaparak kaba; fakat sağlam tarzda bölmeleri, bu arada kümbet biçimli türbeyi yenileme çabasına girmiştir. ve tabii eskiyi bütün bütün ortadan kaldırmışlardır. Yalnız, tekkenin giriş kısmındaki örtme ve kurban yeri kerpiç özelliği ile bozulmamıştır.”

Tekke beş bölümden meydana gelmektedir.En dışta kıble yönünde örtme ve giriş kapısı ile kiler kapısı ve sağda kurban yeri bulunmaktadır. Kurban yeri küçük bir odadır. Örtme, dört ahşap direk üzerine kirişlerle bağlanmış iki yanı açık bir sundurmadır.

Türbe ile ilgili herhangi bir kitabenin varlığı tespit edilememiştir. Türbedeki ahşap sandukalar ise basit yapılıdır ve altları kerpiç örtülüdür.

24- KOCA SAÇLI TÜRBESİ

Koca saçlı menkıbeye göre Hünkar tarafından Divriği’ye gönderilen ulu bir zattır. Yatırı, Divriği’ye 28 km uaklıktaki Erikli Köyü’ndedir. Türbe, köyün kuzeyinde ve Erikli İçmesi’ne giden yolun üzerindedir.

Koca Saçlı Türbesi, her yıl ilkbahar ve sonbaharda Erikli, Kekliktepe, Sincan, Akmeşe, Karakale, Yazıköy, Ekinbaşı, Kozlu, Ovacık, Apsal, Gönülgören, İzümlük, Mekke… köylüleri tarafından toplu olarak ziyaret edilir. Bu ziyaretler sırasında kurbanlar kesilir, yemekler dağıtılır, dualar edilir. Ayrıca Erikli İçmesi’ne gelenler de Koca Saçlı/Resul Baba’yı ziyaret ederek dertleri için şifa dilerler.

25- MOLLA YAKUP TÜRBESİ

Molla Yakup,Şazeliye tarikatına mensup bir derviş olup, tahminen XVI. Yüzyılda bu yöreye gelmiştir. Molla Yakup’un Türbesi Yellice Çayı ile Avşarcık Çayı’nın birbirine kavuştuğu yerde, bir tepenin yamacındadır. Molla Yakup hakkında yeterli bilgiye ulaşılamamıştır. İnanışa göre Mola Yakup ,Şeyh Şazi evlatlarındandır.

26- HOŞAVCI AHMET BABA TÜRBESİ

Hoşavcı Ahmet Baba, Şazeliye tarikatının Molla Yakup kolunu Samancı Deresi’ne taşıyan bir derviştir.Türbesi Divriği’nin Olukman Köyü’ndedir. Hoşavcı Ahmet baba hakkında yeterli bilgiye ulaşılamamıştır. Tek belge mezar taşı kitabesidir. Kitabede “ Erenlerden İbrahim oğlu Ahmet Hoşavcı ruhuna Fatiha” yazısı bulunmaktadır. Doğum ve ölüm tarihi belli değildir.

Hoşavcı Ahmet Baba, Molla Yakup’un oğlu Yahya Dede soyundan gelmektedir.   Hoşavcı Ahmet Baba’yı : Olukman, Üçpınar, Ürük, Mursal, Bayırüstü, Kevendüzü, Gözecik, Horozçukuru, Çayören… köylerinden ziyarete gelenler vardır.

27- HÜSEYİN ABDAL TÜRBESİ

Hüseyin Abdal, Hacı Bektaşı Veli Velayetnamesinde adı geçen Karakesici Sultan evlatlarındandır. 1660-1750 yılları arasında yaşamıştır. XVIII. Yüzyılında bu bölgeye gelmiştir. Aşudu Köyü’nde kendi adını taşıyan bir tekke açmıştır.  90 yaşlarında vefat etmiştir.

28- DERVİŞ MUHAMMED TÜRBESİ

Derviş Muhammed, XVIII. yüzyılda yaşamış ünlü bir tekke şairidir. Anzağar’da tekke açıp halkı aydınlatan bir Bektaşi babasıdır. Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı İsaköyü’nde doğmuştur.

R. Ahmet Sevengil’den rivayet edilen bilgilere şunlardır:

“… Derviş Muhammed’in babası Seyyah Hüseyin, Kerkük Türklerindendir. Peygamberimize ve onun soyuna çok hürmet besleyen Seyyah Hüseyin, Kerkük’ten çıktıktan sonra Kerbela’yı ve Mekke’yi ziyaret etmiş oradan Anadolu’ya geçmiştir. Kırşehir’e gitmiş ve bir müddet Hacı Bektaş-ı Veli dergahında konuk olmuştur. Derviş Hüseyin, Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı’ndan ayrıldıktan sonra seyahatine devam etmiş, sonunda Malatya’nın İsaköyü’nde evlenip burayı yurt edinmiştir. Oğlu Muhammed bu köyde doğmuştur.”

Derviş Muhammed aydın görüşlü bir din adamıdır. Kuvvetli bir şairdir. Zamanın dar görüşlerine karşı çıkmış, bir yol gösterici ve uyarıcı olmuştur. Kendi düşüncelerini benimseyen iki şair yetiştirmiştir. Bunlar: Ahmet Aşıki ve Şah Sultan’dır.  Derviş Muhammed’in bu uyarıcı ve yol gösterici tutumu köylüler arasında hoşnutsuzluk yarattı. Bu yüzden köyünden ayrılmak zorunda kaldı. İsaköyü’nden ayrılan Derviş Muhammed, Divriği ilçesine 24 km uzaklıktaki Anzağar Köyü’ne gelip yerleşti. Derviş Muhammed’in dervişleri de bir müddet sonra İsaköyü’nden ayrılarak Anzağar’a gelip yerleştiler.

Anzağar’a yerleşen Derviş Muhammed, 1826 yılında burada vefat etti. Türbesi de bu köydedir.

29- MUHAMMED GANİ BABA TÜRBESİ

Muhammet Gani Baba, 1826 yılında Anzağar Köyü’nde doğmuştur. Hacı Bektaş-ı Veli Tekkesi’nden nasip almış ve Anzağar Köyü’nde kendi adına tekke kurmuş Bektaşi Babası’dır.  1889 yılında yine bu köyde vefat etmiştir.

Rivayete göre:Gani Baba’nın atalarından, 3 kardeş Horasan’dan gelmiştir.  Anadolu’ya gelenlerden biri Gümülcine diğer Arnavutluk’a yerleşmiştir. Derviş Ağa adındaki üçüncü kardeş de Divriği’ye gelerek “Garip Musa Tekkesi ” ne yerleşmiştir.  Garip Musa yatırı bugün de önemli bir adak yeridir. Güneş Köyü’nün üst tarafında yer alır. Yörede “Garip Musa Tekkesi” adıyla bilinir.

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. Arcan dedi ki:

    Divriği tarihi eserleriyle mükemmel bir yer.

Yorum Yaz

Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.




Yukarı Çık
Daha fazla Divriği Tarihi
Divriği Camiileri

Divriği ilçe merkezi ve köylerinde Osmanlı döneminde inşa edilmiş olan ve günümüze ulaşabilen 20 adet cami ve mescit tespit edilmiştir;...

Kesdoğan Kalesi

Divriği, Sivas ilimizin en büyük ilçe merkezidir. Zengin tarihiyle boy ölçüşecek abidelere sahiptir. Zengin demir madenlerine sahip olması onun, Cumhuriyet...

Kapat